Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası’nda yaptığı konuşmada, millî teknoloji hamlesiyle güçlü bir AR-GE ve inovasyon altyapısı kurulduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik” dedi.
Erdoğan, Türkiye’nin teknoloji yarışında geri kalmama hedefiyle önemli yatırımlar yapıldığını belirtti. 24 yıl önce bir elin parmaklarını geçmeyen teknopark sayısının 115’e ulaştığını, 2002’de 1,2 milyar dolar olan araştırma geliştirme harcamalarının ise 20 milyar dolara çıkarıldığını ifade etti. Girişimcilerin hayallerine ulaşmaları için finansman mekanizmalarının devreye alındığını ve TEKNOFEST gibi etkinliklerle yenilikçi fikirlerin projeye dönüştüğünü söyledi. 2019’da unicornu olmayan bir ülke iken bugün 8 unicorna sahip olunduğunu, 2030’a kadar 100 bin teknoloji girişiminin doğması ve toplam değerlemelerinin 100 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini aktardı. Atatürk Havalimanı’nın dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getirileceğini, ilk aşaması devreye alınan Terminal İstanbul’un 2027’de tam fonksiyonuyla kullanıma açılacağını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştırılacağını ve bu altyapılarda özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini belirtti. Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve yaygınlaşmasını sağlayacaklarını kaydetti. Savunma sanayii alanındaki yerlilik oranının 2002’deki yüzde 20’den 100 milyar dolar proje büyüklüğüne ulaştığını, geçen yıl 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç edildiğini vurguladı. Kilogram başı ihracat oranının savunma sanayisinde 65 dolara yaklaştığını, ileri teknolojiye yatırım yapmanın bir mecburiyet olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, fon piyasasındaki sorunla ilgili olarak attıkları kararlı adımlarla durumu kontrol altına aldıklarını söyledi. Tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine en kısa sürede ödenmesi, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşılması ve sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesi olmak üzere üç öncelikleri olduğunu belirtti. Fon piyasasındaki sorunun, sermaye piyasalarının kriminalize edilmesine yol açmaması gerektiğini, aksi takdirde hem sermaye piyasalarının hem de reel sektörün sıkıntıya gireceğini ifade etti. Milletin hak ve hukukunu her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Manisa Ulak, Manisa odaklı bağımsız bir dijital yayındır. Yerel haberleri, kurum duyurularını ve Türkiye gündemini doğru, hızlı ve tarafsız bir dille sunar.
Yorum Yap